Zor bıraktı (bölüm 6)

KİTABIM VE BOLUMLERI HAKKINDA BANA CHAT ÜZERİNDEN GUZEL YORUMLARLA GELEN HERKESE TEŞEKKÜR ETMEK ISTERIM. KITAPTA BOLUMLERI OKURKEN AŞAĞİDA MAVI DİKDÖRTGEN KONUŞMA BALONCUĞUNA BASARAK GÖRÜŞLERİNİZİ CHAT UZERINDEN BELIRTEBILIRSINIZ. BU ZAMANA KADAR NEZAKETLE FIKIR BELIRTEN HERKESE TESEKKUR EDERIM.


-Sen keyfine bak. Emrin olur. Bende seni izliyorum zaten. 

Çok sevindi böyle deyince. Mutlu olunca çok tatlı gülümsüyordu. Kalçasını oynatıp döndürerek konuşuyordu benimle.

-Yüzün ve gövden oynuyor ya tatlı oluyor benim hareketimle.

-Oynayayım mı Timo?

Sanki dans eder gibi kıvırttım yattığım yerde kollarımı kaldırıp oryantal oynar gibi. Karnını biraz yasladı karnıma doğru. Çekip ileri harekete başladı. Benim oryantal hareketler zevk yüzünden kesildi başım sağa sola oynadı bir an.

-Mümkün mertebe bana bak bebikim.

Emredersin dedim içimden. Onun yüzüne ve bedenine baktım. Kasları oynuyordu ileri geri harekette. Göğüsler gerilip toplanıyordu arada. Görsel müthişti o da beni seyrediyordu. Biraz hız oluştu. Gerginlik olsada sızı artsa da hız umrumda olmadı tedirgin değildim en fazla hafif şekilde kasılıyordum. İleri geri 25-30 kere oldu ardından artı şekli başladı. Sağa sola ve ileri geri ritimde devam etti sonrasında.  Bırakmıştım kendimi sadece onu seyrediyordum. Hızı ve hareketi nedeniyle altında oynayan gövdemin oynayışına kaptırmıştı kendini. 

-Minnak yüzlü minyon şeytan seniiiiii! Çoook fenasın seeen.

-Naptım ki ben Timoooo. Benim ne şuçum vayyyy. Ben uşlu tızııım. Yayamaslık yapmıyom beeeen. 

Konuşma tarzıma bayıldı. Döndürüyor ve baskısı ile girişin üstündeki zevk noktasına eziyet ediyordu. Dudaklarımı ısırıyordum. Solucanın insafsız hareketleri ve görselliği de etkiliyordu üstümdeki bedenin. Dikkatimi dağıtmak istesemde ona bakacağım diye bunu yapamıyordum. Yükselip patlamanın sinyalleri gelince duruyor kasılmalar oluyordu. Aynalara bakıyordu arada gövdemin hareketini izliyordu. Eğilip alnıma öpücük kondurdu , üçüncü göz çıldırdı, karın baskısı yüzünden zevk noktam da buna eşlik etti. 

-Hadi gel benim minnak minyonum.

Hız arttı ve baskıda insafsız devam ediyordu. İnat ediyordum dikkatimi dağıtarak. Başka şeyler düşünmek istedim bir süre gözlerimi kapatarak . Beynimi baska şeylere yöneltip dikkatimi ve artan zevkimi bir on dakika kadar dağıttım. Ancak bana ;

-Yüzüme baaaak Beyza, bebeğiiiiimm neee olur yüzüme baaaak!

Baktım ve fokurdadı içim. Nasıl çırpınırım patlayınca derken elleri ile sırasıyla ellerimi yakaladı ve sabitledi. Hareket devam ettikçe vakum gibi çekti aldı yavaş yavaş içerden orgazmı.  Patladığımda gerim gerim gerildim. Bacaklar kumaş yüzünden oynayamadı fazla köprü kurdum boynum ve omzumla. O da daha ne kadar ilerisi var diye bastırdı sadece ileri geri hareketi kesip. Başım geride alnım değer gibi oldu yastık bitimine boynum kırılacak gibi oldu köprü kurarken. Resmen dönüyordu artık kalçası baskıyla. Bitmedi orgazm sanki. Ne kadar uzadı bilmiyorum ama yarım dakika kadar hissettim. Üstüme yattı birden. Baskı kesildi ama döndürme devam ediyordu. Yine oturur gibi kurbağa şeklinde topladı bacaklarını. Nefes nefese kıpırdamaya çalışan bedenim artık istediği gibi kıpırdamıyordu ağırlıkla. Bacaklarim onun dizlerdeb kırılmış sekilde oturan bacakları ve govdesi arasina sıkışmıştı. Çırpınma çabama engel oldukça orgazm sanki kesilmiyor içimi fena yapan bir hisse dönüyordu. Omuzlarımı arkadan parmakları köprücük kemiğime gelecek şekilde kavradı ve kendine çekiyordu. Döndürme ve artı işareti karışımı hareket ederek.

-Yüzünü aynaya dön Beyzaaaaa! Buse sende yaklaştır biraz aynayı .

Sandalyeleri ve aynayı tutarak hafif 15-20 santim yanaştırdı. Kolumu uzatsam değerdi belki. Yüzünü yaklaştırıp o da aynaya dönüp yanağını yüzüme yasladı. Kalça hareket ettikçe bedeni oynadıkça benim yüzümde oynuyordu. Ağzım şekilden şekile giriyordu.

-Surata bak ağza bak , kepçe suratlı yüzünde ufak bedeninde.

-Çen tocaman tafalısınn!

-Her yerim kocamaaaan.

- Eeet ! Hey yeyin tocaaaman.

-Deli etme böyle konuşup.

-Emyedeyçin Timoooo.

Hiç istifini bozmadan harekete devam etti ama fazla uzatmadı. Sakinleşip minik hareketlere döndü. Kulağımın içine;

-Bir tane daha istiyorum kuzum . Bir kere daha patla Timocuk için. 

-Jaten bağlıyım çana, naşıl engel olcam ki. Heyşeyi çen yapıyooooon.

-Aynen öyle kuzum sen patla bende geleyim. Ama biraz böyle izleyeyim seni. Yüzünü orada tut tamammı?

-Emyedeyçiiiööğnn!

Yapıştı dudağıma emdi bol bol. 

-Böyle konuşmaaaa deli etme aynaya bak dediiiiim. 

Alnıma öpücük kondurdu yine dopamin endorfin havai fişekleri geldi bir anda. Baktım hemen gözlerimi diktim ona. Bana baktı gözlerime baya. Sonra arada gövdemizi yaptığı hareketleri izledi. Bende izledim her yeri . Ancak tabiki en çok kalçasına ve hareketlerine takılıyordu gözlerim. Dakikaları dakikalara ekledi yine. Doluluk hissi deli ediyordu beni. Patlamalar derdim değildi hiç . Asla değildi. Hareket ve varlığı önemli idi. Aklım bedeni kadar solucanında etkisi altında idi. Bir parçam gibiydi sanki. Onun varlığı doygunluk veriyordu asıl bana. O zevk patlaması süper olsa da asıl zevk doluluk hissi idi .

-Kuzuuuum, minyon şeytanıııım. Offff! Çok tatlı yüzün vaaaar.

Buse abla ıslak mendil verdi doğrulup yüzümü sildi . Kulak ve yanaklarım ile boynuma bol bol öpücük bıraktı yutkunur gibi sesler ile. Beyzaaaaa, Beyza'm, balım, tatlım , minyonum sözcüklerini kulak içime aktarıyordu. Dakikalar uzadıkça sanki içerdeki solucan bir çok nokta bulup minik orgazmlar yaratıyordu. Bir acayip duruma geçmiştim o an. Bu kadar sevişme sonrası sanki ilginç bir enerji bağı kurmuştuk onunla. Astral bir dünyada yada uzayda boşlukta sevişiyorduk. Yüzüme bakarak hız arttırdı. Ne kadar sürdü bilmiyorum ilk patlama ile arası. Dakikalar uzun gibiydi ama bitmesin dediğimiz süreydi. Bıktırmayan , bıkılmayacak bir zaman. Hıza kapılıp viyak ciyak minik bağırışlar oldu bende. On dakika sürdü hız. Arada bir kere durdu patlama hemen olmasın biriksin diye. Vakum gibi içerdeki herşeyi çekiyordu sanki solucan. Yine cıkardı derinlerden patlamayı. İlkinden kalan sıvı dahil suanki gelen sıkışıp kalmıştı içerde o solucanın boyutu yüzünden. İyice geri çekmiyor sadece döndürüyordu girişte kapıda. Akabinde minik ve hızlı hareketler devam etti. 

-Bende geleyim kuzum. Bende geleyim artıııık.

-Gel hadi. Gel tabiki.

-Yüzüme bak ama yüzüme ne olur.

Avuçladı iki eliyle yüzümü. Bu minik ama hızlı hareketler eşliğinde, yüzüme direk gözümün içine bakıyordu. Bir anda dudaklarını iki kaş arama yerleştirdi . Havai fişekleri eşliğinde beş dakika sürdü ve patladı bir anda alnımdan dudaklarını çekip derin bir ouuuuuh! Çekerek aktardı tüm derdini. Bir kaç defa ohh sesi ardından yine aynı yere öpücük kondurdu. Son gelen damlalara kadar bıraktı . Sonra yine aynaya döndü yüzünü. Bende baktım ona. Bu esnada bir derin baskı daha yaptı.

-Arkada kalmış bu daha yeni geldi kuzum.

Saçlarını ve ensesini okşayıp;

-Tamam o da gelsin.

Bıraktıktan sonra üzerime yığıldı kaldı. Buse abla;

-Biraz bekle içinde meyve suyu hazırlayıp gelicem,  ben haber veririm.

Buse abla saatine baktı ve içecek bir şeyler hazırlamaya başladı portakal, limon sıkarak. Bu esnada 15-20 dakika geçti. Geldiğinde ;

-Tamam artık çıkabilirsin.

Timo yüzünü kaldırıp bana baktı. Suratı üzgündü. 

-Abla bir on dakika daha kalabilir mi ne olur?

-Tamam kuzum ama madem istiyorsun kütük gibi durma adamın sırtını okşa sarılıp masaj yap.

Hemen sarılıp sırtını okşamaya başladım. Bu esnada içerde sessizce duran sönük solucan minik minik kan pompalamaya başladı o kadar yorgun olmasına rağmen belirli bir miktar kendine gelmişti bir dakikada. O doluluk hissi geri gelmişti. Sakince sarıldım, okşadım baya. Bu esnada bana o üçüncü göz öpücükleri geldi hediye olarak 10-15 tane. Öyle 15-20 dakika daha durdu üstümde. Sonra sakince çıkıp kalktı. Hemen duşa gidip saçlarımı ıslatmadan bedenimi yıkadım kurulanıp serin serin geldim. Onlar meyve suyu içerken bende bir bardak doldurup araya oturdum muhabbet , gülüşmeler gırla gitti. Gece üçümüz sarılıp yatarken , Buse abla Timo'ya;

-Yarım akşama gidecek , yarın işin yok seninde . Yarın yapacak mısın? Yorgun musun hayatım?

-Yooo kuzum yorgun değilim ama yorulmadı mı Beyza, yarın dinlenmek ister belki.

-Yaaa! Hayır gitmeden mutlaka olur yinede yolluk hesabı.

-Zorlamı yapıcaz.

Benimle ilgili konuşuyorlardı. Ben yokmuşum gibi. Araya girdim.

-Yani Timo yapmak isterse sorun yok.

Buse abla Timo'ya ;

-Sen istemiyor musun?

Ben yine ona;

-Benim için dert değil , ben hayır demem ona. Ayrıca isterim tabiki.

Buse abla baya sevimli şekilde gülümsedi ve elimi sıkıca uyarır gibi tuttu bir kaç kere avuç içimi gıdıkladı;

-Sen sus sana sormadım sana sorarsam cevap ver.

Timo'ya dönerek;

-Sen istiyor musun istemiyor musun Timo?

-Ya istemez olur muyum aşkım çok isterim. Saçmalama bu bana sorulur mu yaaa! Yarın Beyza 'da isterse yine aynı şekilde isterim onu.

-Hangi şekil de?

-Bugün gibi hayatım .Yani bir kaç defa isterim yine ?

-Tamam aşkim Beyza senin zaten ona sormana gerek yok. Ne zaman istersen ne şekil önceden söyle hazırlığı yapalım tamam mı?

-Tamam aşkım söylerim sana.

Avuçladı bu esnada kalçalarımı okşuyordu . Sırtımı da okşadı baya.

-Beyza Timo ne zaman isterse ona tabi ol tamam mı? Ne isterse yap.

-Tamam abla o ne zaman isterse ona uyarım. 

Timo bana ;

-Hadi uyu erken kalk tamam mı? Yarın yine o çift taraflıdan istiyorum bir tane daha.

-İstersen iki defa yap.  Dedim ya sana uyarım enisteeem. 

Yüzüme baktı. Gülümsedi bir öpücük kondurdu. Ben üstünden aştım o ortada kaldı ben solundan , Buse abla sağından ona sarıldık. Buse abla ile öpüştüler. Bol bol öpücük oldu. Timo üzerine gelince ;

-Sadece Beyza şuan istiyorsan ona yürü.

-Yok yarın yaparız dinleneyim biraz.

İyigeceler dileyip öylece uyuduk. 
DEVAM ETSİN Mİİİİİİİİİ?
YORUM YOK, CHAT VAR, EN AZİNDAN BİR İKİ KELİME YORUMDA OLURSA SEVİNİRİM. 
 



Comments

Popular posts from this blog

Bekareti kaybettiğim Olay..( İlk erkeğim) bölüm 37.

Askıda Lolita Devamı ve Tarık ile Denediğim Şey (bölüm 27)

Kemal amca olayı ve bambaşka hikaye devam ediyor (bölüm 44)